Reklam

SON YAZILAR

15 Mart 2015 Pazar

If İstanbul 2015 ve İki Film


  Ön not : Bu yazı spoiler içerir.

 If İstanbul 2015 de dikkat çeken iki film hakkında kısaca bilgi vereceğim. Böyle bi şeyi neden yapıyorum veya okur musunuz bilmiyorum, ama yine de yazıyorum.

İlk filmimiz 1001 gram; Yönetmeni şöyle oyuncuları böyle falan diye yazmak isterdim. ama şimdi Google'da aratıp size bu bilgileri vermektense (ki bunu siz benden daha iyi yapabilirsiniz) doğrudan filme geçeceğim. Normalde geçeceğim demem geçicem derim ama konuşma diliyle yazma dili farklı (aynı olduğunu iddia edenlerle her zaman tartışabilirim). Neyse film Norveç yapımı tipik bir kuzey filmi. (Sırf bu cümleyi yazmak için bile bu film izlenebilir). Yavaş yavaş ilerleyen, hem insanların hem doğanın sessiz ve sakinliği bizi çok yabancı bir dünyaya sokmakta. belki de bu yüzden seviyorumdur kuzey filmlerini. Düşünsenize babanız ölmüş ve bu kadar sakinlikle karşılayabiliyorsunuz. Tamam az önceki cümleyi okumayın çünkü spoiler verdim. Bir de insanların yaptıkları işlere bağlılıkları ve profesyonelliklerine hayran kalıyorsunuz. Dediğim gibi bu hayranlıklar tamamen Türkiye'de yaşamakla ilgili olabilir. Çünkü biz de hiç bir profesyonellik yok. Bi iş yapılacaksa anlasak da anlamasak da o işi yapabileceğimiz düşünüyoruz. Tam da şu an benim yaptığım gibi. Ben niye böyle bi yazı yazıyorum ki. Ayrıca anlamadığımız o iş ters giderse bütün pişkinliğimizle 'hallederiz ya' gibi bir tavır takınıyoruz. Eğer o işte gerçekten s.cmışsak bu kez 'kısmet değilmiş' butonunu aktif hale getiriyoruz. Neyse işte bu filmi izlediğinizde siz de bu tip duygular uyandırabiliyor. O yüzden uyarıyorum eğer ülkenizi sevmiyorsanız bu filmi izlemeden önce bi kez daha düşünün. Filmin bir başka verdiği mesaj da hayat çok da uzun değil keyif alabileceğiniz şeyler yapın. Bu konuya girmiyorum bile. Çünkü sevimli, güzel ülkemizde herkes sevdiği şeyi yapıyor değil mi ülkemin sevgi pıtırcıkları...



  İkinci filmimiz ise türkçeye 'Tek Aşkım' olarak çevrilen 'The One I Love'. film Duplass'ın son filmi. Bildiğim yabancı tek insan olduğu için hava atmak amaçlı, can ciğer arkadaşımmış gibi soyadını yazdım. Bu film biraz olsun hayal kırıklığına uğrattı. Yönetmenin İlk izlediğim 'the puffy chair' üzerinden on yıl geçmesine rağmen hala aklımda. Bu da benim ne kadar boş şeyleri aklımda tuttuğumu gösteren bi şey. Sonuçta at hard diske orda dursun, neden kafada duruyor ki. Bazen öyle oluyor silmek istediklerin kafanda kalıyor, hatırlaman gerekler uçmuş gitmiş. İşte bu filmde de sevgili çiftimiz artık geçinememektedir ve bunu çözmek için psikologla görüşürler. Psikolog onları şehir dışında bulunan bir malikaneye birbirleriyle vakit geçirsinler diye gönderir. İşte gizemde tam burada başlar. Kadın hayalinde canlandırdığı adamı bulur sevgilisin tıpatıp aynısı olan fakat daha espirili, daha kaslı, daha, daha,... Adam, sevgilisinin bulduğu bu adamı kendisi olmadığına sevgilisini ikna etmeye çabalar, başarır da. Ancak kadın artık kimi istediğini bilmiyordur. Gördüğünüz üzre film biraz fantastik öğeler barınmakta. Eğlenceli olsa da bazı bölümlerde çok fazla kasması sebebiyle ara sıra saatinize bakıp ne zaman bitecek bu film diye soruyorsunuz kendi kendinize.

Yazan : Free Walker 
If İstanbul 2015 ve İki Film
  • Blogger Yorumları
  • Facebook Yorumları

0 yorum :

Yorum Gönder

Üst