Ve 63.Cannes Kısa Film Ödülleri



Efenim Atom Egoyanın jüri başkanı olduğu kısa film festivalinde ödül alan kısa filmler.Gerekli kritiği ileriki zamanlarda yapacağım :D

1)MICKY BADER (BATHING MICKY)/Yönetmen:Frida KEMPFF

Filmin Cannes Sayfası Linki

2)CHIENNE D'HISTOIRE (BARKING ISLAND)/Yönetmen:Serge AVEDIKIAN

Filmin Cannes Sayfası Linki
Read More

Poyraz/Kısa Film



















Tam Ntv yi açtım Atom Egoyan'ı gördüm Cannes Kısa Film Jüri Başkanı olarak.O sırada bizim Belma BAŞ'ın Cannes da gösterilen Poyraz filmi aklıma geldi.Hatta Sokurov Tarkovskiden hazzetmediği için Poyraz gibi güzel bir kısa filmin ödül alamadığı dolanmıştı etrafta.Her yeşilli dereli sakin filmi Tarkovskinin filmi ya da halefi sanma nevrozundan dolayı sanırım.Film hakkında kritik yapmak bana düşmez.Ama şu siteden filmi izleyip kendi yorumunuzu yapabilirsiniz.Ve film hakkında bilgi alabilrsiniz efenim.

Poyraz Filmi Bloğu


Filmin Konusu: Dağlık bir köyde, annesinden babasından uzakta yaşlı akrabalarıyla yaşayan bir çocuğun, yetişkinler ve doğayla ilişkisi çerçevesinde yaşama ve ölüme tanıklığı

Ödülleri:

59. Cannes Film Festivali
Kısa Film Dalında Altın Palmiye Adayı
43. Antalya Altın Portakal Film Festivali
Kısa Film Jüri Özel Ödülü
2. MostraMundo Film Festivali
En İyi Ses, En İyi Özgün Müzik
9. Rio De Janeiro Kısa Film Festivali
Özel Mansiyon
3. Akbank Kısa Film Festivali
En İyi Kurmaca Film
3. Hisar Kısa Film Seçkisi 2006
10. Lenola Film Festivali
En İyi Film ve En iyi Yönetmen Ödülü
13. La Cittadella del Corto Kısa Film Festivali
Mansiyon
14. Capalbio Cinema Kısa Film Festivali
Toscana Film Komisyonu Peyzaj Ödülü
13. Lessinia Film Festivali
Jüri Ödülü
13. Drama Kısa Film Festivali
En İyi Balkan Filmi Ödülü
Read more

Mayıs 20, 2010

Canon 5D 2 Mark ile Cannes Yolunda



Şimdi efendim malumunuz film dediğiniz kamerayla çekilir.Pekte pahalıdır bu çekim işi.Türkiyede 1 kaç milyon dolarlar dünya da 10 milyon dolarları bulur.E haliyle ticari bir kaygıdır, bu haliyle film çekmek.Lakin biz burda bağımsız filmlerden bahsediyoruz.E bağımsız film yapanlarında çok parası olduğu söylenemez.Minimalist sinemanın
kurallarınıda birazcık bu parasızlık belirlememişmidir acep?Neyse tatavayı bırakıp konuya giriyorum.
Efenim bu aralar kamera sektöründe Red'in baştattığı bir devrim gerçekleşiyor.Dijital kamera devri ama Red hala bazılarımız için hayal başta ben her ne kadar diğer pro kemaralara göre çok ucuz görünsede.Ama artık başka bir fırsat daha var Dslr fırsatı.Özellikle Canonun çıkarttığı Canon 5D serisi aldı başını gidiyor.3000 dolarlık body fiyatıyla
skalasında en iyi alternatif şu an bağımsız sinemacılar için.House dizisinin bir bölümünün tamamı bu kamerayla çekilmiş Türkiyede de birçok kısa film ve klip çekilmekte.Teknik özelliklere girmiyceğim ama bu kamerayla uzun metraj çekip Cannes da sergileyen insanlar var heberiniz olsun.6000 dolarlık ekipmanla bu sinematografik görüntüyü elde edebiliyorsunuz.Şimdilik benim bildiğim Cannesde iki film var 5D 2 Mark ile çekilen.İkiside uzun metraj.Darısı başımıza efenim.HÖÖ fotoğraf makinasıyla da film mi çekilirimiş efenim diyenlere buyrun linkler;

1)Rubber/Quentin Dupieux



Buradan filmin sitesine ulaşabiliriz.

2)Uruguay yapımı olan La Casa Muda

Bu film hakkında bir kaç şey söylemek gerek filmin gerçek zamanlı çekildiği söyleniyor yani kesintisiz 79 dakika kayıtla.Canon 5D'nin 4 gb yani 12 dk kayıt yaptığı düşünülürse sanırım harici harddiske ya da laptopa aktarma gibi bir çözüm üretmiş olmaları lazım.Filmi izlemedim ama gerçek bir hikayeden alıntıymış.Merakta etmedim değil hani.



Buradan
filmin sitesine ulaşabiliriz.
Read more

Mayıs 12, 2010

Aki Kaurismaki Tutunamayanlar (İşçi Sınıfı)Üçlemesi



Efendim Aki Kaurismaki bilindiği üzere Finlandiyalı bir yönetmendir.''Orada Olmayan Adam'' filmiyle Cannes ta ödül alınca daha bir bilinir olmuştur.Bu zattın bi de abisi vardır onun adı da Mika dır o da filmler çeker ama başka bir blogun konusudur Mika ağabey.Biz Akimize dönelim.Efenim Aki Kaurismakinin karakterleri genelde looser(kaybeden tutunamayan) karakterlerdir.Ama bi o kadarda cool karakterlerdir bunlar.Anladıgım üzere kendisinin iki takıntısı vardır birincisi filmlerdeki müzik takıntısı ikincisi setteki ışık mükemmeliği takıntısı.Ki ikisinde de çok başarılıdır zatı muhteremleri.Filmlerde karakterler zorunlu olmadıkça konuşmazlar hatta zaman zaman zorunlu olsalarda konuşmazlar.Kendisini minimalist sinemacılar arasına koyabiliriz sanırım.
Gelgelelim İşçi Üçlemesine dahil olan filmlere.Filmlerde genel şablon şudur.Helsinkiyi bi b.k sanıyorsunuz lakin işte Helsinkide böyle bi yerdir.Soguk sıkıcı ve garip ama orda da işsizler vardır gibisinden bir mihval.Ki ben hangi iskandinav asıllı yönetmenin filmini izlesem bi tiksinirim İskandinav ülkelerinden.Aki de sağolsun bunu destekler filmleriyle.Önce Shadows in Paradise(1986) gelir,sonra Ariel(1988),en sonda bizim kibritçi kız hikayesini uyarlar bir nevi The Match Factory Girl(1990) ile.İzlenilesi görülesi filmlerdir tavsiyedir.
Read more

Ocak 14, 2010

Terlik ve Sinema



bir terlik plan sekansla ekranda gösteriliyorsa bu bir avrupa filmidir
eğer fabrika da yapılırken gösteriliyorsa italyan yeni gerçekçi filmidir
banyoda ıslak bir tek terlik görünüorsa bu uzak doğu korku filmidir
terlikte marka varsa hollywood filmidir
terliği toprak üstünde fakir bi kız çocuu giyiyorsa bu bir iran filmidir
Read more
 

Bağımsız Sinema Design by Insight © 2009